• Hikayeler > Miço Masır |
Yazan: Bora Şentürk Anne adı Sultan, baba adı Hüseyin 1913 yılında hayaller kurarak merhaba diyor hayata. Miço Masur Emmi öyleki hayallerini 75 yıllık yaşamına sığdıramıyor. 3 yıllık eğitim alıyor ve hayatla yarışmaya başlıyor. Her işini kendi başına hallediyor. Tütün dikiyor, zeytin topluyor, ekin ekiyor. Tek başına. Bunca işin arasında gezmeyide ihmal etmiyor. Güzel giyinmek ve gezmek en çok sevdiği ve yaptığı şeyler. Milli piyango bileti alıyor sürekli fakat hiç ikramiye isabet etmiyor. Hayalleri yine yarım kalıyor. Evlenmiyor, evlenmek istemiyor. Bir başına yaşıyor. Erkek olmasına rağmen her zaman düzenli, bakımlı. Bazen arkadaşlarıyla Almanca konuşuyor.Arkadaşlarına da öğretmeye çalışıyor, büyük bir iştahla. Çevresinde çok seviliyor. Onun hayat dolu hali köydeki herkezin ilgisini çekiyor.Öyleki arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde onlara kendi uydurduğu hikayeleri yaşamış gibi anlatıyor. Bu hem kendisinin hem de dinleyenlerin hoşuna gidiyor. Bu hikayeler Miço Masur emmi öldükten sonrada anlatılıyor. Miço masur emminin miçosu nerdenmi geliyor. İşte hikayesi: Urla’ya gidip gelirken Rum çocukları Masur emmiye taş atarmış ve bu Rum çocuklarına “Miço” denirmiş. Masur emmi bu olayı köyümüzde sürekli anlattığı için kendisine Miço lakabı bu olaydan sonra takılmış. Miço Masur emmi 1988 yılında ölüyor ama onun o güzel hikayeleri hala yaşıyor. İşte size bunların arasından seçtiğimiz iki güzel hikayeyi aktarıyoruz. Seni sevgiyle ve saygıyla anıyoruz. Sevgili Miço Masur emmi. 1. hikaye; Miço Masur emmi gezmeye gitmiş iki otobüs dolusu insan. Otobüsler arka arkaya giderken öndeki otobüs aniden fren yapar, arkadaki otobüsde çarpmamak için fren yapar. Ve arkadaki otobüsün muavini en arka koltukdan fırlayarak otobüsün ön camından öndeki otobüsün arka camından geçerek öndeki otobüsün şöförünün yanındaki muavin koltuğuna oturur. Ve yolculuğuna orada devam eder. 2. hikaye: Göbelek toplamaya gitmiş. Aniden şiddetli bir yağmur başlamış. Ne yapayım derken hemen orada bulunan Eğre göbeleğini alıp şemsiye yapıp yağmurdan korunmuş. |

|
|
|
|