• Hikayeler > Bademler Köyü Ağzı |
abauu: Şaşkınlık ünlemi alasakça: Saksağan arnaviti zoti, zoti: Kovalama türü çocuk oyunu ayteris: Şaşkınlık ünlemi babıç: Ayakkabı, pabuç badılcan: Patlıcan bağanele: "Bakın hele şuna" anlamında ünlem bağacık: Demin,biraz önce bandum: Büyük su kabı barlığım: Bari bibi: Yaşlı kadınlara ,amca veya dayının hanımına ve kayınvalideye denir. birimbirlik: Birdirbir oyunu böğü: Örümcek böğülce: Börülce cambalak kılmak: Takla atmak cere: Testi çapıt: Bez parçaları çavşırı çıkmak: Aynı anda farklı yerlerden yola çıkmak ve buluşamamak çencere: Tencere çepel: Bulaşık çiğdem: Ayçekirdeği çimmek: Yıkanmak çipli: İnce, kuru dal parçaları çomca: Kepçe çul: Kilim darı: mısır değmen: Değirmen depik: Tekme destemel: Mendil dey gidi dey: Hey gidi hey deyre: Türkmen'lere özgü milli kıyafet, üçetek dıvrak: Hamarat, her işi çabucak bitiren kişi veya nesne dilkimen: Yabani kuşkonmaz döşşek: Döşek, minder el el epelek: Eller üzerine bir çocuk oyunu elleğem: Galiba, herhalde eremekiye: Sıkıntıya düşmeden işini rahat rahat yapmak. eştıranka: Bir oyunda eşleşmek faraş: Ev küreği gadasın aldığım : Sevilen bir kişiye söylenen "bütün dertlerini ben alayım" anlamında sevgi sözü galli: Sincap gangılız: Gelincik çiçeği gapıştırmak: Yemek atıştırmak gardaşlık: Erkekler arasında iyi arkadaşlar birbirlerine söylerler, ahretlik garnevit: Karnabahar garsambaç: Kar şerbeti gatalamaç: Kovalamaca gırağa: Buz gibi soğuk gillengeç: Yengeç gocaman: Büyük golan: Dokunmuş yassı urgan goşturmak: Kovmak göğnek: Gömlek güğüm: Sıvı taşımaya yarayan, kapaklı bakır kap hayat: Evlerde yarı açık yaşama mekanı veya yarı zemin depo katı helgin, helke: :Yemek taşımaya yarayan, kapaklı çinko kap heye: Evet hortumsuz: Aşırı yemek yiyen kişi, obur karakuça: Taşlarla hedefi vurma oyunu keletir: Yük taşımaya yarayan büyük sepet kendir: Kalın ip keşkek: Et yağı ve buğdaydan yapılan düğün çorbası keten: Yaşlıların başlarına bağladıkları büyük yemeni komen: Kovalama türü çocuk oyunu köğün: büyük sepet lobiya: Kuru fasulye manca: Yemek, aş maşupa: Maşrapa, teneke bardak mavili: Sırlı emaye, kapaklı kova menlik: İştah met: Çelik-çomak oyunu mineyit: Tahtadan yapılan, hamur koymaya yarayan alet nağadar: Ne kadar nöker: Kadınlar arasında iyi arkadaşlar birbirlerine söylerler, ahretlik nünük: Gırtlak, "iştah" anlamında da kullanılır payam: Badem peştamal: Önlük piryon: Çatal sacağa: Sac ayağı, ocakta tencere altına konan üçayak saplı: Tava salıngaç: Salıncak sele: Yayvan sepet sırlı: Sırlı emaye yemek kabı sikke : Hayvanları bir yere bağlamaya yarayan, toprağa çakılan uzun demir çubuk sini: Tepsi sinlenmeç gaçak: Saklambaç sinlenmek: Saklanmak, sinmek söğkenmek: Yaslanmak söğke yastığı: Yaslanmak için kullanılan ensiz, sert yastık süzek: Süzgeç şalvar: Köye özgü bir dikimi olan kadın giysisi şavuk: Işık şeğer : Kırmızı,yeşil ve mor renkli saten kumaşlardan yapılan başlık süsü şelek: Sırta alınan yük tekne: Çamaşır leğeni terlik: Ön tarafı altınlarla süslenmiş başlık süsü tokaç: Çamaşır tokmağı tomaka: Gümüşten yapılmış süs eşyası tosurdamak: Söylenmek, şikayet etmek tömberlemek: Yuvarlamak uçurgaç: Uçurtma yağlık: Tülbent, yemeni yavuz oldu: "İyi oldu, gördün gününü" anlamında yargı sözü zumba: Doğada yetişen ve çocuk oyunlarında kullanılan bir bitki |

|
|
|
|