• Çocuk Müzesi |
Adını köy halkının kurduğu tiyatroyla duyuran Urla'nın Bademler köyü, şimdi de "Çocuk Oyunları ve Oyuncakları Müzesi"ne ev sahipliği yapıyor. Kendisi de Bademler köyünden olan ve yaşamı tümüyle oyun olarak gören Arkeolog Musa Baran, oyunun yaşamın her alanında ve anında geliştiğini, güzelleştiğini düşünmüş. Bu amaçla Bademler Köy Alanı'ndaki evinde kurduğu müzesi için, uçurtmadan sapana, kargıdan yapılmış silahlardan telden yapılmış arabalara kadar onlarca oyuncak toplamış ya da kendi elleriyle üretmiş. Eğitim amacıyla yaptığı ilkel tarım aletlerini gösterirken, yaratıcılığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. "1970'li yıllarda araştırmalar yaparken, bin yılların ötesinde de bize özgü oyunların kıntılar arasında o oyuncaklardan bazı örnekler buldum. Araştırmalarımı genişlettim. XVI. yüzyılda yapılan Pierter Euregerin 'Çocuk Oyuncakları' tablosunda (Şimdi Viyana Sanat Tarihi Müzesi'nde) yine aynı oyunların oynandığım gördüm. Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Geç Hititler döneminden, yani İÖ aşağı yukarı 800 yıllarından kalmış bir kabartmada Hitit çocuklarının aşık oynadıklarını, topaç çevirdiklerini gördüm. Böylece oyunun ve oyuncakların evrensel olduğuna tanık oldum." Bu benzerlikleri fark ettikten sonra, 1973 yılında yapılan 10. Uluslararası Arkeoloji Kongresi için Antik Çağ'la günümüz çocuk oyunlarını karşılaştıran bir araştırma yapan Baran, benzerlikleri bir bildiri olarak kongreye sunuyor. Bildiri çok ilgi çekiyor ve Amerika'da, Pensilvanya Üniversitesi'nde yayımlanan Expedition Dergisi'nde yer alıyor. Ayrıca Güney Afrika'da da birçok dergi bu konuya geniş yer ayırıyor. Son olarak 1993 yılında Kültür Bakanlığı'nca bir kitabı yayımlanıyor. Oyunlar ve oyuncakları etkileyen faktörlerin iklim, materyal (araç, gereç) ve kültür olduğunu söyleyen Baran, kar yağmayan ülkelerde çocukların kardan adam yapmasını bilememesinin doğal olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde söğüt ağacı olmayan ülkelerde de, çocukların söğütten düdük (sipsi) yapmasını bilemeyeceklerini kaydeden Baran, ilginç bir örnek veriyor: "Bizim kargıdan yaptığımız oyuncakları Endonezya-Sumatra'da da aynen yapıyorlar. Bu benzerlik gereç birliğinden kaynaklanıyor. Gereçler, sanki çocuklara benden şu, şu oyuncakları yapabilirsiniz diyorlar.." Bkz. Cumhuriyet Gazetesi, 27.07.1998 |

|
|
|
|