• Semah |
Bademler Köyü Tahtacılarında Semah Tahtacı-Alevi kültüründe zengin şiir, müzik ve oyun vardır. Semah oynamanın edep-erkânı vardır. Ulu orta her yerde, her zaman semah oynanmaz. Ancak ağırbaşlı ve saygın dem-devran sürerken semah oynanır. Daha önce de belirttiğimiz gibi tarikatın ilgili törenlerde, kurban adaklarında, bayramlarda oluşturulan demlerde gençler ya da ermişlerce kadın-erkek karşılıklı oynanır. Sazandar semah havası çalmaya başladığında kadınlardan (bacılardan) biri, ikisi kalkar, semah oynayacakları eri seçer, önüne diz çöker, sağ elini erin sol omuzuna kor, bir o yandan bir bu yandan şakak şakağa tokuşur yani niyaz eder ve sazandarın sol ilerisinde meydana geçer dar’a durur. Erkek de sazandarın sağ ilerisinde yer alır. Ayakları çıplaktır. Sağ ayaklarının baş parmaklarını sol ayaklarının baş parmakları üstüne koyarak karşılıklı duruşurlar. Nefes, söylenmeye başlayınca bacı erkeğe varır, bir kez daha niyaz eder, yerine geçer ve semah başlar: Engini dağlardan bir yol arzettim Engini dağlardan bir yol arzettim Acap Şah’a giden yollar bu mudur, yollar bu mudur Acap Şah’a giden yollar bu mudur, yollar bu mudur Sarardım soldum da ayvaya döndüm Sarardım soldum da ayvaya döndüm Acap Şah’a giden yollar bu mudur, yollar bu mudur Acap Şah’a giden yollar bu mudur, yollar bu mudur Merdanesin deli gönül merdane Merdanesin deli gönül merdane Ölüp gidiyorum Şah’ın derdine, aman derdine. Aladağdan Şah’a kazın yurduna Aladağdan Şah’a kazın yurduna Acap Şah’a giden yollar bu mudur, yollar bu mudur Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim Kaynamış kazan gibi taşıp giderim, taşıp giderim. Taşıp giderim Allah Allah Allah , Gerçeğin demine Hu! Havaya göre kollar bir sağa, bir sola salınır, turnalar gibi sanki uçarcasına müziğin ritmiyle karşılıklı oynaşırlar. Semahın bu salınma bölümüne “ağırlama” denir ki, kollardan başka hiç bir hareket yoktur. Bir süre sonra “ağırlama” bölümü biter, “Allah! Allah! Gerçeğin demine Hu!” der sazandar. Kollar dize doğru düşürülür ve sağ elin işaret parmağı dudaklara götürülerek niyaz edilir. Arkasından semahın “yeldirme” bölümü başlar: Ay ile yıldızın da yar yar ooof, Hayaline düşerim Acap Şah’a giden yollar bu mudur Acap Şah’a giden yollar bu mudur Oyuncular sazandara dikey olarak müziğe uyup bir ileri bir geri gider gelir, hem de kol hareketleriyle el ele geldikleri olur. Ardından da “çark” başlar, Sazandara sırt vermeden yani arkalarını dönmeden hem kendi etraflarında, hem de meydan etrafında birbirlerine yüz ve el vererek dönerler. Bu dönüş dünyanın kendi etrafında ve güneşin etrafındaki dönüşünü simgeler. Oysa pek çokları, Aleviler bile semahın Muhammed’den, Ali’den kaldığını söyler; ama hiç bir dayanakları yoktur. Üstelik Araplarda öylesi bir oyun bile yoktur. Şiilerde de semah diye bir şey bilinmez zaten. Ancak, Türkmenistan’da, Azerbaycan’da bazı oyunlarda semahlarda olduğu gibi kol salınmaları yansıyor. Semah, düpedüz Alevilerin eski göreneklerine, inançlarına dayanarak oluşturdukları kendilerine has bir oyundur. Yine oyuna dönelim: Hünkarım, Beyim aman, Sultanım canım, aman Dönüver Fidan boylum, Şah Alim Şah, Şah Alim Şah Bu arada, demde bulunan herkes müziğin ritmine uyup şaplak çalarak tempo tutarlar. Sonra yine yeldirme başlar: Sürülerimiz vardı da yar yar off!.... Dolar eksilir Ala tekelerimiz de dalda asılır Gırcı boran tuttu yollar kesilir Ardından çark, (oyuncular çark ederken yine şaplak çalınır): Hünkarım Beyim aman aman, Sultanım canım, Dönüver fidan boylum, Şah Alim Şah Şah, Şah Şah Alim Yine yeldirme: Pir Sultan Abdal’ım coşup giderim Kaynamış kazan gibi taşıp giderim Kaynamış kazan gibi taşıp giderim Ay ile yıldızın hayaline de düşerim Acap Şah’a giden yollar bu mudur Acap Şah’a giden yollar bu mudur Bir kez daha çark (çarklarda üç kez dönülür): Yar medet medet, Medet imanım Şah, Şah Alim Şah! Şah seven Şah desin Alim Şaah Şah, Şaah Şah ey!.. Ve yine yeldirmeye geçilir. Acap Şah’a giden yollar bu mudur derken hemen bağlantıya geçilir. “Allah Allah Allah, Gerçeğin demine Hu!” diyerek oyun bitirilir. Oyuncular sazandarın ya da mürşidin önünde diz gelir, yere niyaz eder. Yani toprağı öpmüş olurlar. Ardından kutsal içki sunulur. Bacı önce erine doluyu sunar, sonra mürşide, mürebbiye, sazandara ve sıra ile demde bulunan herkese dolu verir, niyazlaşır, bu arada sazandar da nefesin ya da oyunun bağlantısını verir. |

|
|
|
|